19/5/2009

GÜneş gözlükleri nasıl olmalı ?

güneş gözlüğü, gözlük, sağlık

GüneÅŸ ve SaÄŸlık 
 

Güneş gözlüğü zararlı mı?

Güneş gözlüğü özelliği ne olmalı ?

Günel gözlüğü güneşten korur mu?

GÜNEŞ GÖZLÜKLERİ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Güneş gözlükleri günümüzde genellikle güneş ışınlarının göz kamaştırıcı etkisinden korunmak için, ya da şık bir aksesuar olarak kullanılmaktadır. Ancak güneş gözlüklerinin çok daha önemli olan asıl görevi, gözleri güneşin yaydığı ultraviyole ya da diğer ismiyle morötesi ışınların göze verebileceği hasarlardan ve neden olabileceği ciddi göz hastalıklarından korumaktır.

Ultraviyole ışınları güneş ışınlarının gözle görülmeyen dalga boyunda yer alırlar ve ultraviyole A (UVA), ultraviyole B (UVB) ve ultraviyole C (UVC) olarak 3 gruba ayrılırlar. Bu ışınlardan ultraviyole C ışınları, atmosfer tabakaları tarafından emildikleri ve yeryüzüne önemli derecede ulaşamadıklarından, göz için herhangi bir problem oluşturmamaktadırlar. Buna karşın ultraviyole A ve özellikle de ultraviyole B ışınları, göze verebilecekleri zararlar açısından önemlidir. Özellikle son yıllarda ozon tabakasındaki incelmeyle birlikte ultraviyole ışınlarının gözler üzerinde oluşturduğu olumsuz etkiler giderek artmaktadır. Ultraviyole ışınlarının göz üzerindeki olumsuz etkileri, kısa dönemde ve uzun dönemdeki oluşmalarına göre iki gruba ayrılabilir. Güneşli bir günde uzun süre ultraviyole ışınlarının etkisinde kalınması nedeniyle gözlerde meydana gelen güneş yanığı benzeri zedelenmeler, kısa dönemde görülen olumsuz etkilere örnek olarak gösterilebilir. Bu zedelenmeler genellikle birkaç gün içerisinde iyileşebilmekte, bununla birlikte ağrılı olmakta ve gözde bazı ciddi enfeksiyonların oluşmasına ortam hazırlayabilmektedir. Ultraviyolenin göz üzerindeki esas ciddi olumsuz etkileri ise, uzun dönemde sürekli ultraviyoleye maruz kalmayla ortaya çıkan maküla (sarı nokta) dejenerasyonu ve katarakt gibi, dünyadaki en önemli ve en çok görülen iki görme kaybı nedenidir.

Güneşe maruz kalınma derecesini arttıran çeşitli faktörler, ultraviyole ışınlarının göze verebileceği hasarı arttırabilmektedir. Bu faktörler arasında:

Çevre: Ultraviyole etkisi karda, kumda ve suda daha fazladır.
Yükseklik: Deniz seviyesine göre yükseklik arttıkça ultraviyole seviyesi artar.
Enlem:  Ultraviyole ekvatora yaklaÅŸtıkça yani enlem derecesi düştükçe artar.
Dış ortamda kalma süresi: Güneşte kalma süresi arttıkça, alınan ultraviyole miktarı artar.
Göz ve deri rengi: Açık renkli gözlere ve deriye sahip kişiler ultraviyole açısından daha fazla risk taşır.
Günün saati: Ultraviyole miktarının en yüksek olduğu saatler 10 ila 16 saatleri arasıdır.
Mevsim: Ultraviyolenin en kuvvetli geldiği dönem, ilkbahar ve yaz aylarıdır. Sonbahar ve kış aylarında ultraviyole seviyesi düşer.
İlaçlar: Tetrasiklin ve doksisiklin gibi bazı ilaçlar, gözler ile derinin ışık hassasiyetini ve ultraviyolenin olumsuz etkisini arttırır.

Güneşin göz üzerinde oluşturduğu sözü edilen zararlarından dolayı, bugün artık küçük yaşlardan itibaren tüm bireylere güneşli ve özellikle de yukarıda belirtilen ultraviyole açısından riskli ortamlarda sürekli güneş gözlüğü kullanmaları önerilmektedir. Çok sayıdaki güneş gözlüğü çeşidi arasından en uygun olanı seçerken, gözlük çerçevesinin ve camların şekli dışında dikkat edilmesi gereken çeşitli faktörler vardır. Güneş gözlüğü alınırken dikkat edilmesi gereken en önemli özellik, camların ultraviyole ışınlarını blokaj derecesidir. Normalde her gözlük camı ultraviyoleyi değişik oranlarda bloke edebilmekle birlikte, etkili ultraviyole blokajı için özel kaplamalar kullanılması gerekmektedir. Güneş gözlüğünün UVA ve UVB blokaj derecelerine bakılmalı, % 99'un üzerinde UV blokajı yapabilen camlar seçilmeli, hatta % 100 blokaj oranı tercih edilmelidir. Güneş gözlüklerinde kullanılan aynalı kaplamalar, göze gelen ışık miktarını düşürmekle birlikte ultraviyole blokaj oranını etkilememektedir.

Güneş gözlüğü seçiminde bir diğer önemli faktör ise, cam rengi ve koyuluğudur. Camın renginin ve koyuluğunun, ultraviyole blokaj derecesiyle herhangi bir ilişkisi olmamasına ve seçimin kişisel zevke bağlı olmasına karşın, her cam renginin farklı özellikleri vardır. Yeşil ve gri renkli camlar görüntü kontrastını etkilemez ve renk bozulmasına neden olmazken, kahverengi camlar kontrastı ve derinlik hissini artırırır ancak bir miktar renk bozulmasına neden olurlar. Mavi renk camlar karda en iyi görmeyi sağlarken, diğer renklerde bozulmaya yol açarlar. Kırmızı ve pembe renkli camlar bilgisayarda en iyi görmeyi sağlarken, yine renk bozulmalarına yol açarlar. Göze zararlı olabileceği iddia edilen, mavi renkli ışınları bloke eden ve uzaktaki cisimlerin daha net görülebilmesini sağlayan amber renkli camlar ise, özellikle pilotlar, kayakçılar ve gemiciler tarafından tercih edilir. Yukarıdan aşağıya rengi açılan gradyent şeklindeki camlar, özellikle otomobil kullanırken rahatsız edici yansımaları engellemeleri nedeniyle tercih edilebilir. Işık miktarına göre rengi açılıp koyulaşabilen fotokromik ya da kolormatik camlar, iç ve dış ortamlarda kullanılabilmeleri nedeniyle avantajlıdır. Bu camların yüksek ultraviyole blokajına sahip olanları güneş gözlüğü olarak kullanılabilmekle birlikte, özellikle ışıklı ortamdan karanlık ortama geçildiğinde cam renginin açılmasının yaklaşık beş dakika kadar zaman aldığı akılda tutulmalıdır.

Polarize camlar, özellikle su ya da kar yüzeyinden yansıyan ışınları etkili olarak azalttıkları için özellikle denizde, kayakta ve otomobil kullanırken tercih edilmektedir. Polarize cam özelliğinin normalde ultraviyole blokajıyla ilişkisi olmamakla birlikte, hem polarize olan hem de etkili ultraviyole blokajı yapabilen camlar bulunabilmektedir.

Büyük ve gözleri çevreleyen güneş gözlük çerçeveleri, göze kenarlardan gelen ışınları azaltmaları nedeniyle seçilebilir.

ÇOCUĞUNUZU GÜNEŞİN ZARARLI ETKİLERİNDEN NASIL KORUMALISINIZ?

Güneş hepimizin ihtiyaç duyduğu bir sağlık kaynağıdır. D vitamini kaynağı olarak barsaklardan kalsiyum emilimine ve kemiklerimizin güçlenmesine yardımcı olur. Ancak korunmasız ve uzun süre güneşte kalmak ciltte ve gözlerde hasara yol açabilir, hatta kansere neden olabilir. Gerekli önlemleri alarak güneşin zararlı etkilerinden korunabilir, faydalarından yararlanabilirsiniz.

Güneş ışığı, 3 tip UV (ultraviyole) ışın içerir; UVA, UVB ve UVC.

UVA ışınları; ciltte yaşlanmaya ve kırışıklıklara neden olur. Melanoma gibi cilt kanserlerinin oluşumunu kolaylaştırır. Koruyucu ozon tabakasının hasarlanmasından dolayı UVA, güneş ışnlarının çoğunluğunu oluşturmaktadır. Cildin UVA etkisiyle bronzlaşması ileri cilt hasarı için koruyucu değildir. Sadece koyu renk oluşması güneşten koruyucu olacağını düşündüren yanlış bir kanıya neden olabilmektedir.

UVB ışınları; daha tehlikelidir. Güneş yanıklarına, gözde katarakta ve immun sistem hasarına neden olabilir. Cilt kanseri oluşumuna da katkısı olabilir. Cilt kanserinin en tehlikeli tipi olan melanoma, yoğun güneş ışınlarına maruz kalanlarda 20. yaştan önce bile görülebilmektedir. UVB nin çoğunluğu ozon tabakasınca emilmesine rağmen yeryüzüne ulaşan az miktar dahi ciddi hasarlara neden olabilmektedir.

UVC en tehlikeli olan ışınlardır; ancak tamamı ozon tabakasınca emildiği için yeryüzüne ulaşmaz.

UV ışınları ciltte bulunan melanin adlı maddeyle reaksiyona geçerek cildin koyulaşmasına neden olur. Melanin güneşe karşı ilk savunma mekanizmasıdır.Cilt rengi ne kadar açıksa UV ışınlarına o kadar korunmasızdır. Ancak koyu cilt renginin de güneşe karşı korunmaya ihtiyacı vardır.

Melanin güneşe maruz kalındığında ciltte artar ve bronzlaşmaya neden olur. Güneşte kalma miktarı arttıkça hasar riski artar. Ciltteki melanin koruyuculuğunu aşan UV ışınlarına maruz kalmakla güneş yanıkları oluşur.

GÜNEŞTEN NASIL KORUNMALI

6 aylıktan küçük bebekler güneÅŸe çıkarılmamalıdır.EÄŸer çıkarılacaksa mümkün olduÄŸunca gölgede tutulmalı, uzun giysiler ve  geniÅŸ kenarlıklı ÅŸapka giydirilmelidir.
Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde (saat 10:00 - 14:00 arası) güneşten kaçınılmalı, gölgede bile olsa güneş kremi kullanılmalıdır. Güneş kremi seçerken, en az 15 koruyucu faktör içermesine, ayrıca hem UVA, hem de UVB'ye karşı koruyucu olmasına dikkat edilmelidir.

GÜNEŞ KREMİ UYGULARKEN

* Güneşe çıkmadan 30 dakika önceden uygulanmalıdır.
* Dudaklar, eller, ayaklar,kulaklar,omuzlar,ense özellikle iyi korunmalıdır.
* Krem bolca uygulanmalı 3 - 4 saatte bir tekrarlanmalıdır.
* Deniz veya havuz kenarında suya dayanıklı ürünler kullanılmalı, çocuklar sudan çıktığında krem tekrar uygulanmalıdır.

Çocuğunuz ilaç kullanıyorsa, doktorundan güneşe hassasiyet yaratıp yaratmadığını öğrenmeli ve gerekiyorsa ekstra önlemler almalısınız.

ÇOCUĞUNUZA KORUYUCU BİR GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ ALIN

Güneşte 1 gün kalmak bile korneada (gözün renkli kısmını örten şeffaf tabaka) hasara neden olabilir. Uzun süre güneşte kalmak ise katarakta neden olabilir. Bu nedenle çocuğunuza % 100 UV koruyuculuğundan emin olduğunuz bir güneş gözlüğü almalısınız. Çocuklar güneş gözlüğü takmaktan hoşlanmayabilirler. Bu konuda onları destekleyebilir, birlikte beğenecekleri renkli çerçeveler seçebilirsiniz.

GÜNEŞ YANIKLARI NASIL OLUŞUR

Uzun süre güneşe maruz kalındığında UV ışınları ciltte önce kızarıklık, daha uzun süreli hasarlarda da içi su dolu baloncuklara neden olur. Kızarıklık ağrı ve şişme güneşlenmeden 2 - 4 saat sonra başlar, 24 saatte maksimuma ulaşır. Kızarıklık oluşması birinci derece yanıktır. Su toplanması oluştuğunda ikinci derece yanık meydana gelmiştir. Güneşe bağlı olarak üçüncü derece yanık oluşmaz.

GÜNEŞ YANIĞI OLDUĞUNDA NE YAPMALI

Güneş yanıklarında genellikle ağrı ve ısıya hassasiyet vardır.Titreme ve üşüme de görülebilir. Cilt kaşıntılı ve gergindir. Bir hafta sonra soyulmalar olur. Çocuğunuzun cildini kaşımamasını ve soyulan derileri kaldırmamasını sağlamaya çalışmalısınız. Serin, aşırı soğuk olmayan suyla duş aldırmak veya soğuk su ile ıslatılmış kompres uygulamak ağrıyı azaltır. Nemlendirici bir krem günde üç kez uygulanmalıdır. İbuprufen içeren bir ağrı kesici düzenli olarak 2 gün uygulanırsa ağrıyı önemli oranda azaltacaktır. Eğer ciltte su toplanması ve ciddi yanıklar varsa doktorunuza danışmalısınız.

DOKTORUNUZU ARAMANIZ GEREKEN DURUMLAR

•38.9 un üzerinde ateş
* Cildin enfekte görünümde olması
* Işığa bakmakta zorlanma
* Bulantı
* Kusma
* Halsizlik
* Bilinç değişiklikleri
 
Kaynak :Doç.Dr. Osman ORAM 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kategori: (Belirtilmemiş) :: Yorum (0) :: Arkadaşına Gönder! :: Etiketler : güneş gözlüğü,gözlük,sağlık

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir



Blogcu ile yapıldı